- Barındırma Kararı: Yanlış Tercihin Bedeli
- Temel Kavramlar: Paylaşımlı, VPS ve Dedicated Ne Anlatıyor?
- Performans Açısından Paylaşımlı Hosting vs VPS vs Dedicated
- Güvenlik, İzolasyon ve Uyumluluk Gereksinimleri
- Yönetim Yükü ve Teknik Yeterlilik
- Bütçe, Maliyet ve Gizli Bedeller
- Gerçek Senaryolar: Hangi Profil İçin Hangi Hosting?
- Karar Tablosu: Hızlı Karşılaştırma
- VPS.TC Üzerinden Pratik Seçim Önerileri
- Son Kararı Vererken Dikkate Almanız Gerekenler
- Sık Sorulan Sorular
Barındırma Kararı: Yanlış Tercihin Bedeli
Canlı çalışan bir sistemi taşımanın ne kadar sancılı olabileceğini muhtemelen biliyorsunuz. Yavaşlayan sayfalar, CPU sınırına takılıp duran PHP süreçleri, rastgele 500 hataları… Çoğu zaman kök sebep, en başta doğru hosting modelini seçmemekten kaynaklanıyor. Özellikle paylaşımlı hosting vs vps tartışması, dedicated sunucu seçimi ve en temel soru olan hangi hostingi seçmeliyim sorusu burada karşımıza çıkıyor.
İşin zor yanı şu: Kısa vadede ucuz görünen seçenek, orta vadede ciddi maliyet, itibar kaybı ve mesai yükü olarak geri dönebiliyor. Tek kullanıcı blogundan yüksek trafikli e-ticaret sitesine kadar her senaryoda, ihtiyaçla barındırma modelinin uyumlu olması gerekiyor. Aksi halde sistem yöneticisinin hayatı sürekli yangın söndürmekle geçiyor.
Bu karşılaştırmayı, güncel kaynak tahsisi ve yönetim sorumluluklarını dikkate alarak hazırladım. Teknik ayrıntıları boğmadan, karar anında elinizin altında pratik bir referans bırakmayı amaçlıyorum.
Temel Kavramlar: Paylaşımlı, VPS ve Dedicated Ne Anlatıyor?
Paylaşımlı hosting: Aynı apartmandaki daireler
Paylaşımlı hosting, bir fiziksel sunucu kaynaklarının (CPU, RAM, disk, I/O) çok sayıda site arasında paylaşıldığı modeldir. İşletim sistemi, web sunucusu, veritabanı servisleri ve çoğu yazılım katmanı sağlayıcı tarafından ortak olarak yönetilir. Siz genellikle bir kontrol paneli üzerinden alan adınızı, dosyalarınızı, e-posta hesaplarınızı ve veritabanlarınızı yönetirsiniz.
Avantajı açıktır: Ucuzdur, yönetimi kolaydır, teknik bilgi gereksinimi minimumdur. Ancak bedeli de nettir: Kaynaklar ortak kullanılır, komşu sitelerin trafiği sizi etkileyebilir, özelleştirme şansınız sınırlıdır. Basit kişisel siteler ve düşük trafikli kurumsal sayfalar için yeterli olabilir; ama büyümeye niyetli projelerde genellikle kısa sürede sınırlarına çarparsınız.
VPS: Ayrı odalı paylaşımlı sistem
VPS (Virtual Private Server), bir fiziksel sunucunun sanallaştırma teknolojileriyle birden fazla bağımsız sanal sunucuya bölünmüş halidir. Her VPS kendi sanal CPU, RAM ve disk kaynaklarına sahiptir. İşletim sistemi sizindir, root erişiminiz vardır, firewall ve servis yapılandırmalarını özgürce değiştirebilirsiniz.
Bu model, paylaşımlı hosting ile dedicated arasında dengeli bir noktada durur. İzolasyon seviyesi daha yüksektir, performans daha öngörülebilirdir, ölçeklenebilirlik imkânı daha fazladır. Ancak yönetim tarafında artık sorumluluk sizdedir: Güncellemeler, yedekler, güvenlik ayarları ve servis izleme işleri işin içine girer. VPS planındaki vCPU değerinin her zaman fiziksel ve size özel çekirdek anlamına gelmediğini de sağlayıcıdan teyit etmek gerekir.
Dedicated sunucu: Bina tamamen sizin
Dedicated sunucu, fiziksel donanımın tamamının tek bir müşteri için ayrıldığı modeldir. CPU çekirdekleri, RAM, disk ve ağ arabirimleri yalnızca sizin kullanımınıza açıktır. Donanım seviyesinde başka müşteriyle paylaşım yoktur; bu da yüksek kaynak garantisi ve izolasyon sağlar.
Dedicated sunucu seçimi genellikle yüksek trafik, ağır veritabanı sorguları, çok sayıda backend servisi ya da regülasyon kaynaklı sıkı izolasyon gereksinimleri olduğunda masaya gelir. Gücü kadar sorumluluğu da büyüktür; kapasite planlama, donanım arızalarında müdahale süreçleri ve yedekleme stratejileri ciddi disiplin ister.
Performans Açısından Paylaşımlı Hosting vs VPS vs Dedicated
Performansı konuşurken sadece CPU frekansına bakmak yeterli değil. I/O bekleme süreleri, disk altyapısı (SSD veya NVMe), ağ gecikmesi, aynı node üzerinde çalışan diğer müşterilerin davranışı ve uygulamanın cache kullanımı birlikte değerlendirilmelidir. Yine de genel bir sıralama yapmak mümkün.
Paylaşımlı hosting performans sınırları
Paylaşımlı ortamda limitler genellikle şu başlıklarda karşınıza çıkar:
- CPU ve RAM için kullanıcı başına yumuşak ve sert limitler
- Disk I/O hız sınırları ve eşzamanlı I/O sayısı
- Concurrent PHP process veya worker sınırları
- Veritabanı bağlantısı ve sorgu süresi limitleri
Bir müşteri kampanya başlattığında veya bir site bot trafiğine maruz kaldığında, aynı sunucudaki diğer siteler de etkilenebilir. İşte paylaşımlı hosting vs vps tartışmasında en sık yaşadığımız performans problemi budur: Tahmin edilemeyen komşu trafiği.
VPS performans profili
VPS tarafında size tahsis edilen sanal CPU ve RAM değerleri daha öngörülebilirdir. Aynı fiziksel node üzerinde başka VPS’ler olsa bile hypervisor seviyesinde kaynak limitleri ve öncelikleri uygulanır. I/O tarafında hâlâ node paylaşıldığı için aşırı yüklenmiş bir fiziksel sunucu performansı etkileyebilir; kaynak politikası açık bir platformda bu risk ciddi ölçüde azaltılır.
Bu ayrımı ben bir müşteri taşımasında yeniden gördüm. Uygulama için yalnızca vCPU sayısını artırmak yerine disk bekleme süresini, bellek kullanımını ve veritabanı sorgularını birlikte izledik; darboğaz CPU değil, yavaş sorgularla aynı anda çalışan disk erişimleriydi. Daha büyük bir plan yerine indeks ve cache düzenlemesi yaptığımızda daha istikrarlı bir sonuç aldık.
İş yükünüzü tanımak burada kritik. Örneğin:
- CPU ağırlıklı bir PHP uygulaması için daha fazla vCPU çekirdeği
- Cache yoğun çalışan bir Laravel veya Node.js uygulaması için daha fazla RAM
- Veritabanı ağırlıklı iş yükleri için hızlı disk altyapısı ve mümkünse ayrı bir veritabanı sunucusu
Çoğu orta ölçekli proje, doğru ölçülmüş bir VPS ile yüksek trafik seviyelerini kaldırabilir; ancak belirli bir ziyaretçi sayısını donanım ölçümü olmadan garanti etmek doğru değildir.
Dedicated performans gücü
Dedicated tarafında darboğaz çoğu zaman uygulamanın kendisine taşınır. Donanım size ait olduğundan disk altyapısını (RAID, NVMe, yedek disk) ihtiyacınıza göre tasarlayabilir, CPU ve RAM kapasitesini daha net planlayabilirsiniz. Yük dengeleme, uygulama katmanı ölçekleme ve çoklu veritabanı replikasyonu gibi gelişmiş mimariler için sağlam bir temel sunar.
Anlık olarak çok sayıda eşzamanlı kullanıcı, yoğun arka plan işleyicileri veya büyük raporlama sorguları söz konusuysa, dedicated sunucu seçimi ciddi şekilde gündeme alınmalıdır. Yine de tek bir fiziksel sunucu, yedeklilik tasarlanmadıysa tek hata noktası olmaya devam eder.
Güvenlik, İzolasyon ve Uyumluluk Gereksinimleri
Güvenlik tarafında asıl belirleyici kriter, paylaşılan katman sayısı ve bu katmanların nasıl yönetildiğidir. Ne kadar çok katmanı başka müşterilerle paylaşıyorsanız, risk modeliniz o kadar değişir. Bu, doğru yapılandırılmış bir ortamda mutlaka felaket anlamına gelmez.
Paylaşımlı hosting güvenlik resmi
Paylaşımlı ortamda işletim sistemi ve servislerin yönetimi tamamen hizmet sağlayıcıya aittir. Kötü yapılandırılmış bir sunucuda, bir müşterinin zayıf scripti diğer hesapları da etkileyebilir. Ciddi sağlayıcılar izolasyonu güçlendirmek için ayrı kullanıcı izinleri, container tabanlı çözümler, chroot benzeri ortamlar ve ek güvenlik modülleri kullanır.
Ancak siz yine de şu kısıtlarla yaşarsınız:
- Kernel seviyesinde kontrolünüz yoktur.
- Custom firewall kuralları veya IDS/IPS entegrasyonu ekleyemezsiniz.
- Çoğu zaman yalnızca
.htaccessveya panel düzeyinde güvenlik ayarları yapabilirsiniz.
VPS güvenlik avantajları
VPS tarafında işletim sistemi sizin kontrolünüzdedir. Bu da şu imkânları getirir:
nftablesgibi modern firewall araçlarını kendiniz yönetme- SSH anahtar tabanlı erişim,
fail2banve merkezi kimlik doğrulama gibi ek katmanlar kurma - Uygulama bazlı güvenlik araçlarını, WAF ve izleme ajanlarını entegre etme
SSH portunu değiştirmek tek başına güvenlik sağlamaz; bu yalnızca gürültüyü azaltabilir. Asıl iş, anahtar tabanlı erişim, root girişinin sınırlandırılması, güncel paketler, en az yetki ve düzenli log incelemesidir.
Burada sorumluluk da size aittir. Güvenlik yamalarını ihmal ederseniz veya root erişimini kontrolsüz paylaşırsanız, VPS ortamı da en az paylaşımlı hosting kadar riskli hale gelebilir. Ben üretim VPS’lerinde değişiklikten önce hostname kontrol eder, SSH oturumlarını tmux içinde tutar ve firewall değişikliğinden sonra mevcut oturumu kapatmadan yeni bir bağlantıyı test ederim.
Dedicated ve uyumluluk senaryoları
Bazı sektörlerde (finans, sağlık, regülasyona tabi sistemler) veri yerleşimi, erişim logları ve izolasyon seviyesi için sıkı gereksinimler bulunur. Bu tip senaryolarda:
- Log saklama süreleri ve merkezi loglama zorunluluğu
- Ağ segmentasyonu ve VPN zorunluluğu
- Veri şifreleme ve anahtar yönetimi
gibi başlıklar devreye girer. Bu durumda dedicated sunucu, hatta bazen özel ağ ve sanal veri merkezi tasarımları gerekli olabilir. Burada paylaşımlı hosting genellikle denklemden çıkar; VPS bile bazı denetçiler için yeterli izolasyonu sunmayabilir. Nihai karar, yalnızca sunucu türüne değil, ilgili mevzuata ve denetim şartlarına göre verilmelidir.
Yönetim Yükü ve Teknik Yeterlilik
Teorik olarak herkes için en güçlü sistem en iyisi gibi görünür. Pratikte ise yönetemediğiniz sistemi verimli kullanamazsınız. Karar aşamasında donanıma ek olarak ekibinizin yetkinliğine ve zamanına da bakmak gerekiyor.
Paylaşımlı hosting: Yönetim yükü minimum
Burada odak tamamen uygulamanızdadır. PHP sürümünü panelden seçersiniz, veritabanını panelden oluşturursunuz, yedekleme de çoğu zaman sağlayıcı tarafından otomatik yürütülür. Sunucu tarafında kernel, servis konfigürasyonu ve güvenlik yamaları sağlayıcının sorumluluğundadır.
Teknik ekibi olmayan küçük işletmeler için bu büyük kolaylık. Ancak test ortamlarını ayırmak, CI/CD hattı kurmak ve gelişmiş cache yapıları kullanmak çoğu paylaşımlı ortamda ya zordur ya da mümkün değildir. Sağlayıcının yedek politikasını yine de okuyun; test edilmemiş yedek, yedek değildir.
VPS: Esneklik ve sorumluluk dengesi
VPS modelinde yönetim yükü artar ama karşılığında aldığınız kontrol de artar. Örneğin:
- Uygulamanıza uygun PHP-FPM, Nginx, Redis ve RabbitMQ gibi bileşenleri kurup ince ayar yapabilirsiniz.
- Staging, test ve production ortamlarını mantıklı şekilde ayırabilirsiniz.
- Merkezi loglama, monitoring ve alerting sistemleri (Prometheus, Grafana, Zabbix gibi) kurabilirsiniz.
Ekipte temel Linux deneyimi olan en az bir kişi varsa, hangi hostingi seçmeliyim sorusuna çoğu zaman VPS cevabı verilebilir. Bunun yanında güncelleme penceresi, geri dönüş planı, yedekleme ve erişim yetkileri yazılı bir prosedüre bağlanmalıdır.
Dedicated: Tam kontrol, tam sorumluluk
Dedicated ortamda artık yalnızca sistem yönetimi değil, donanım planlama ve kapasite yönetimi de işin içine girer. Örneğin:
- Diskleri hangi RAID yapısında kullanacaksınız, hot spare diskiniz olacak mı?
- Gelecek 12 ay için CPU ve RAM büyüme tahminleriniz neler?
- Donanım arızasında RTO/RPO hedefleriniz neler, felaket kurtarma planınız var mı?
Eğer bu sorulara net cevaplar veremiyorsanız, dedicated sunucuya geçmek için biraz erken olabilir. Önce iyi tasarlanmış bir VPS veya bulut sunucu ortamında deneyim kazanmak daha sağlıklı olacaktır.
Bütçe, Maliyet ve Gizli Bedeller
Fiyat etiketine bakıp karar vermek, üretim ortamında sık gördüğüm hatalardan biri. Aylık küçük bir tasarruf için yanlış platform seçildiğinde, kesinti anında kaybedilen siparişler, itibar ve mesai maliyeti çok daha yüksek olabilir.
Doğrudan maliyetler
Genel bir eğilim olarak:
- Paylaşımlı hosting < VPS < Dedicated
şeklinde bir fiyat sıralaması göreceksiniz. Ancak planlar arasında karşılaştırma yaparken yalnızca disk alanı ve trafik limitine bakmak yeterli değil. Şunları da sorun:
- vCPU’nun paylaşımlı mı, rezerve mi, dedicated core mu olduğu
- RAM miktarı ve disk tipi (SSD veya NVMe)
- Yedekleme hizmetinin kapsamı, saklama süresi ve geri dönüş yöntemi
- DDoS koruması, WAF ve ağ filtrelemesinin dahil olup olmadığı
- Destek kapsamı, bakım sorumluluğu ve hizmet seviyesi taahhüdü
Dolaylı maliyetler
Asıl kritik kısım burası. Yanlış platform nedeniyle yaşanabilecek maliyetler:
- Kampanya sırasında yavaşlayan site nedeniyle kaçan satışlar
- SEO performansı düşen yavaş sitelerden gelen organik trafiğin kaybı
- Sık kesinti yaşayan sistemlerde müşteri güveninin azalması
- Ekibin gece yarısı müdahaleleri, ekstra mesai ve motivasyon kaybı
Özellikle e-ticaret ve SaaS projelerinde, daha pahalı bir VPS veya dedicated seçeneği tek bir yoğun kampanya gününde kendini amorti edebilir. Bunu söylemek için önce mevcut sistemin ölçümlerine, gelir etkisine ve kabul edilebilir kesinti süresine bakmak gerekir.
Gerçek Senaryolar: Hangi Profil İçin Hangi Hosting?
Teori bir yere kadar. Sık karşılaşılan senaryolar üzerinden gidince kendi projenizi nereye konumlandıracağınız daha net görünür.
Kişisel blog veya hobi projesi
Günlük trafik düşük, gelir beklentisi sınırlı, teknik ekip yok. Bu tabloda basit bir paylaşımlı hosting çoğu zaman yeterlidir. Burada öncelik, bakım derdine girmeden hızlıca yayına çıkmaktır. Yine de yedeklemeyi hafife almayın; sağlayıcının otomatik yedeklerine güvenmek yerine periyodik olarak kendi yedeğinizi indirin ve en azından ara sıra geri dönüş testi yapın.
Küçük ölçekli kurumsal site
Bir şirket web sitesi, referanslar, blog, iletişim formu… Trafik çok yüksek olmayabilir ama prestij kritiktir. Çalışmayan veya yavaşlayan bir site şirket imajına doğrudan zarar verir. Burada iyi yapılandırılmış bir VPS veya performansı güçlü bir paylaşımlı hosting düşünülebilir. İleride e-ticaret entegrasyonu veya ek servisler planlanıyorsa, başlangıçtan itibaren VPS daha mantıklıdır.
Büyüyen e-ticaret sitesi
Burada işler ciddileşir. Trafik pikleri, yoğun kampanya dönemleri ve ödeme sayfalarında düşük gecikme ihtiyacı devreye girer. Bu tip projelerde çoğu zaman paylaşımlı hosting artık denklemden çıkar. İyi tasarlanmış bir VPS veya VDS altyapısı, cache katmanı ve ayrı veritabanı sunucusuyla yüksek yükleri kaldırabilir.
Trafik ve iş yükü belirli bir seviyeyi aştığında kritik veritabanı ve uygulama katmanlarını dedicated veya sanal veri merkezi mimarisine taşımak mantıklı olabilir. Bu geçişi planlarken kesintisiz geçiş senaryolarını, replikasyonu, DNS TTL değerlerini ve rollback planını da masaya yatırmak gerekir.
SaaS, API ve mikroservis mimarileri
Sürekli büyüyen, farklı servislerin birbirleriyle konuştuğu SaaS ve API projelerinde esneklik önemlidir. Burada genellikle VPS, VDS ve bulut sunucu kombinasyonu kullanılır. Mikroservisleri farklı VPS’lere dağıtmak, veritabanını ayrı katmanda tutmak, queue ve cache sistemlerini yalıtmak iyi pratiklerdir.
Belirli bir ölçeğin üzerine çıktığınızda veritabanı veya kritik backend servisleri için dedicated sunucu kullanmak, geri kalan bileşenleri elastik bulut veya VPS üzerinde tutmak dengeli bir mimari sunabilir. Servis sayısı arttıkça monitoring ve merkezi loglama da mimarinin zorunlu parçaları haline gelir.
Karar Tablosu: Hızlı Karşılaştırma
Aşağıdaki tablo karar aşamasında hızlıca göz atabileceğiniz bir karşılaştırma sağlar:
| Kriter | Paylaşımlı Hosting | VPS | Dedicated |
|---|---|---|---|
| Performans | Düşük-Orta | Orta-Yüksek | Yüksek ve daha öngörülebilir |
| İzolasyon | Düşük | Orta-Yüksek | Yüksek |
| Yönetim Kolaylığı | Çok Kolay | Orta | Zor |
| Özelleştirme | Sınırlı | Geniş | Çok Geniş |
| Maliyet | Düşük | Orta | Yüksek |
| Ölçeklenebilirlik | Sınırlı | İyi | Donanım ve mimariye bağlı |
VPS.TC Üzerinden Pratik Seçim Önerileri
Karar aşamasında hâlâ kafanız karışıksa ihtiyaçlarınızı şu şekilde sadeleştirebilirsiniz:
- Tek site, düşük trafik, teknik ekip yok: Güçlü bir paylaşımlı hosting veya giriş seviyesi VPS düşünebilirsiniz.
- Birden fazla proje, büyüme planı, temel Linux bilgisi: VPS veya VDS ile başlamak mantıklı olur.
- Yüksek trafik, kritik veritabanları, sıkı SLA beklentisi: Dedicated sunucu veya sanal veri merkezi mimarileri gündeme alınmalıdır.
VPS.TC tarafında ihtiyaç büyüdükçe aynı ekosistem içinde yatay ve dikey ölçekleme yapabilmeniz pratik bir avantajdır. Başlangıçta küçük bir VPS ile çıkıp trafik arttıkça VDS’e, oradan dedicated veya sanal veri merkezine kademeli geçiş yapabilirsiniz. Böylece tek seferde büyük yatırım yapmak zorunda kalmaz, büyümeyi gerçek kullanım verilerine göre yönetirsiniz.
Son Kararı Vererken Dikkate Almanız Gerekenler
Hosting seçimi, bir kere yapılıp unutulan bir karar değil. Projeniz büyüdükçe ve ihtiyaçlarınız değiştikçe yeniden gözden geçirmeniz gereken yaşayan bir süreç. Hangi hostingi seçmeliyim sorusuna sağlıklı yanıt verebilmek için şu üç başlığı aklınızda tutun:
- Bugünkü ihtiyaçlarınız ve 12 aylık büyüme beklentiniz
- Ekibinizin teknik yetkinliği ve yönetim için ayırabileceğiniz zaman
- Kabul edilebilir kesinti süresi (SLA beklentisi), RTO/RPO hedefleri ve veri kaybı toleransı
Küçük başlayıp ölçerek ölçekleyebilmek genellikle sağlıklı yaklaşımdır. Bu açıdan bakınca paylaşımlı hosting düşük riskli projeler için makul, paylaşımlı hosting vs vps kıyaslamasında büyüme potansiyeli olan projelerde VPS çoğu zaman daha dengeli bir çözümdür. Trafik ve kritik iş yükleri belirli bir eşiği geçtiğinde ise dedicated sunucu seçimi ve hatta sanal veri merkezi kurguları gündeme gelir.
İlk adım olarak mevcut sitenizin kaynak kullanımını, trafik verilerini ve büyüme planlarını netleştirin. Ardından sağlayıcıdan CPU tahsis politikasını, disk performansını, yedekleme kapsamını ve arıza müdahale sürecini yazılı olarak isteyin. Küçük bir VPS ile başlayıp gerçek kullanım verilerine göre yukarı doğru ölçeklemek çoğu zaman güvenli yoldur; yalnızca yedek geri dönüşünü hiç denemediyseniz bunu tamamlanmış bir plan saymayın.
Ben hosting seçimi yaparken VPS, dedicated ve paylaşımlı hosting farklarının yanında hizmet modelini de mutlaka değerlendiriyorum. Karar vermeden önce IaaS, PaaS ve SaaS farkı konusunu anlamak, altyapıyı ne ölçüde yönetmek istediğinizi netleştirmenize yardımcı olur.
VPS seçiminizi yaptıktan sonra, performans ve kaynak yönetimi açısından sanallaştırma modelini de gözden geçirmenizi öneririm. Benim bu konudaki değerlendirmelerime [KVM ve OpenVZ farkı] rehberinden ulaşabilirsiniz; hangi kullanım senaryosunda hangisinin daha iyi olduğunu sade şekilde anlattım.
Sık Sorulan Sorular
Hangi hostingi seçmeliyim, paylaşımlı mı VPS mi?
Tek site, düşük trafik ve teknik ekibiniz yoksa paylaşımlı hosting işinizi görebilir. Büyüme planınız varsa, birden fazla proje çalıştıracaksanız veya özel servisler kurmanız gerekiyorsa VPS daha dengeli bir seçimdir. VPS seçerken yalnızca vCPU sayısına değil, kaynak tahsis politikasına ve yönetim sorumluluğuna da bakın.
Ne zaman dedicated sunucuya geçmeliyim?
Trafiğiniz sürekli yüksek seviyede seyrediyor, yoğun kampanyalarda kaynaklarınız tavan yapıyor ve veritabanı gibi kritik bileşenlerde gecikme kabul edemiyorsanız dedicated sunucu gündeme gelebilir. Regülasyon kaynaklı sıkı izolasyon gereksinimleri de bir neden olabilir. Geçişten önce darboğazın gerçekten fiziksel kaynak yetersizliği olduğunu ölçümlerle doğrulayın.
VPS ile VDS arasında pratikte nasıl bir fark var?
VPS ve VDS adları sağlayıcıya göre farklı anlamlarda kullanılabilir. Bazı sağlayıcılar VDS terimini daha yüksek kaynak garantisi, daha az oversell veya farklı bir sanallaştırma altyapısı için kullanır. Karar verirken isimden çok size ayrılan CPU, RAM, disk, ağ kapasitesi ve kaynak garanti politikasına bakmak daha doğrudur.
Kritik veriler için hangi hosting modeli daha güvenli?
Kritik verilerde asıl belirleyici etken yalnızca sunucu türü değildir; yedekleme stratejisi, erişim kontrolü, güncel güvenlik yamaları, şifreleme ve geri dönüş testleri birlikte değerlendirilmelidir. Paylaşımlı hostingte kontrol sınırlıdır. Orta ve büyük ölçekli projelerde VPS, daha sıkı izolasyon veya uyumluluk gereksinimlerinde ise doğru tasarlanmış dedicated ya da sanal veri merkezi mimarisi tercih edilebilir.